Ceza Hukuku

Çocukların Cinsel İstismarı Suçu ve Cezası (TCK 103)

Türk Ceza Kanunun 103. maddesinde düzenlenen çocukların cinsel istismarı suçu, kanunda belirlenen belli yaştaki çocuğun bedenine fiziksel müdahalede bulunma şeklinde cinsel davranışlarda bulunma ile oluşur (TCK 103/1). Suç, 5237 sayılı TCK’nın 6. Bölümünde “Cinsel Dokunulmazlığa Karşı” suçlar bölümünde, 103. maddede düzenlenmiştir. Çocukların cinsel istismarı suçunda mağdur çocuk olduğundan, suçun en önemli tarafıdır.
Cinsel istismar; bir çocuğun rızası olmadan veya fesada uğratılmış bir irade ile rızası alınarak veya fiziksel ya da psikolojik baskıya maruz kalarak cinsel amaçlar için kullanılmasıdır. Bu kapsamda çocukların cinsel yönden istismarı ile çocuk pornografisi birbirinden farklı kavramlardır. TCK 102 ile aynı fiilleri kapsamakla birlikte mağdurun çocuk olmasından dolayı istismar kavramı kullanılmıştır.

5237 sayılı TCK’nin 103/1 maddesinde basit cinsel istismar suçu, 103/2 maddesinde ise nitelikli cinsel istismar suçu düzenlenmiştir. TCK 103/3 ve 103/4 maddelerinde ise ağırlaştırıcı nedenler yer almaktadır. TCK 103/5 ve 103/6 maddelerinde ise suçun neticesi sebebiyle ağırlaştıran halleri düzenlemiştir.

Çocuk, Türk Ceza Kanunu 6. Maddede; “henüz 18 yaşını doldurmamış kişi” olarak tanımlanmaktadır.

Cinsel istismarın ispatı bir çok vasıta ile yapılabilir. Fakat en önemli delil; çocuğun ve tanığın ifadesi ile iç çamaşırlarıdır. Son yıllarda çocukların cinsel istismarı suçunun gerçekleşme oranında büyük bir artış vardır. Bu suçtan dolayı soruşturma başlatılan kişi sayısı 2018 yılında 150000 civarına ulaşmıştır. Cinsel istismar suçunda artış 7-8 kat ulaşmıştır. Bu durum başta çocuklarımız olmak üzere tüm toplumu derinden etkilemekte ve elem bir acıya sebep olmaktadır. Unutmamak gerekir ki suçlarla mücadele etmenin yolu cezaları arttırmak değildir. Öncelikle eğitim, aile, çevre ve sonrasında hukuk gelmektedir. Cinsel suçların önemli olmasının nedeni herkesin bu suçun mağduru olabileceğidir. Genellikle de suçun mağduru kadınlardır. Ancak elbette ki erkeklerde bu suçun mağduru olabilmektir. Çocukların Cinsel İstismarı Suçunda ise mağdur cinsiyet farkı gözetilmeksizin çocuklardır. Kanuni düzenleme bakımından çocuğun cinsel istismarı tck 103’de düzenlenmiştir.

Türk Ceza Kanunun tamamını buradan indirebilirsiniz. https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.5237.pdf

Kanun koyucu 18 yaşından büyüklere karşı gerçekleştirilen eylemlerde “cinsel saldırı suçu” ifadesini, 18 yaşından küçüklere karşı gerçekleştirilen eylemlerde ise ” cinsel istismar suçu” ifadesini kullanmıştır.

İstismar kelime anlamı olarak; bir insanın iyi niyetini kötüye kullanma anlamına gelmektedir. Literatürde çocuk istismarının çok değişik tanımları vardır. Cinsel istismar; biz çocuğun rızası olmadan veya fesada uğratılmış bir irade ile rızası alınarak yahut fiziksel ya da psikolojik baskıya maruz bırakılarak cinsel amaçlar için kullanılmasıdır.

Dünya Sağlık Örgütünün bu konuda tanımlaması esas alınmaktadır. İstismar denildiği zaman ceza hukukunda hukukçuların aklına cinsel istismar gelmektedir. Ancak özellikle çocuklarla ilgilenen bilim dallarında istismar denildiği zaman akla sadece cinsel istismar gelmemektedir. İstismarı 4 başlık altında incelemek gerekir. Bunlardan ilki duygusal istismar ikincisi ekonomik istismar üçüncüsü fiziksel istismar ve dördüncüsü cinsel istismardır. Tabii bizim makale de ele aldığımız ceza hukuku olduğu ve inceleyeceğimiz suçlarda cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar olduğu için bizim istismardan anlayacağımız şey cinsel yönden çocuğun istismar edilmesidir.

TCK 103. Madde

Türk Ceza Kanunun Çocukların cinsel istismarı suçu TCK 103. Madde aynen şu şekildedir;

(1) Çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi, sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel istismarın sarkıntılık düzeyinde kalması halinde üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Mağdurun on iki yaşını tamamlamamış olması halinde verilecek ceza, istismar durumunda on yıldan, sarkıntılık durumunda beş yıldan az olamaz. Sarkıntılık düzeyinde kalmış suçun failinin çocuk olması halinde soruşturma ve kovuşturma yapılması mağdurun, velisinin veya vasisinin şikayetine bağlıdır. Cinsel istismar deyiminden;

a) On beş yaşını tamamlamamış veya tamamlamış olmakla birlikte fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan çocuklara karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış,

b) Diğer çocuklara karşı sadece cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayalı olarak gerçekleştirilen cinsel davranışlar, anlaşılır.

(2) Cinsel istismarın vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi durumunda, on altı yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur. Mağdurun on iki yaşını tamamlamamış olması halinde verilecek ceza on sekiz yıldan az olamaz.

(3) Suçun;

a) Birden fazla kişi tarafından birlikte,

b) İnsanların toplu olarak bir arada yaşama zorunluluğunda bulunduğu ortamların sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle,

c) Üçüncü derece dahil kan veya kayın hısımlığı ilişkisi içinde bulunan bir kişiye karşı ya da üvey baba, üvey ana, üvey kardeş veya evlat edinen tarafından,

d) Vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, koruyucu aile veya sağlık hizmeti veren ya da koruma, bakım veya gözetim yükümlülüğü bulunan kişiler tarafından,

e) Kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle, işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.

(4) Cinsel istismarın, birinci fıkranın (a) bendindeki çocuklara karşı cebir veya tehditle ya da (b) bendindeki çocuklara karşı silah kullanmak suretiyle gerçekleştirilmesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.

(5) Cinsel istismar için başvurulan cebir ve şiddetin kasten yaralama suçunun ağır neticelerine neden olması halinde, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.

(6) Suç sonucu mağdurun bitkisel hayata girmesi veya ölümü halinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.

Çocukların cinsel istismarı suçu üstteki tabloda açısından çocuk kavramı üç ayrı şekilde incelenebilir:

  • 15 yaşını tamamlamış olmakla birlikte 18 yaşından gün almamış, kendisine yönelen fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş çocukların cinsel istismarı,
  • 15 yaşını tamamlamamış çocukların cinsel istismarı,
  • 15 yaşını tamamlamış olmakla birlikte 18 yaşından gün almamış çocukların, sadece cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayalı olarak cinsel istismarı.

103. Maddeye göre 0-15 yaş aralığındaki çocuklara karşı gerçekleştirilen cinsel içerikli bütün davranışlar cinsel istismar olarak değerlendirilmektedir. Yani bir çocuk 15 yaşını tamamlamadıysa o çocuğun ne rızası vardır, ne iradesi vardır, ne de başka bir şekilde fiil üzerinde irade açıklamaya etkisi bulunmaktadır. 15 yaşından küçükse tüm fiiller cinsel istismardır. Kanunkoyucu burada 15 yaşını tamamlamamış çocuğun cinsel dokunulmazlığına ilişkin bir tasarrufta bulunabilmesini kabul etmemiştir.

15 yaşını doldurmamış çocuk her ne kadar gelişmiş, zeki dahi olsa kanun koyucu cinsel dokunulmazlığa ilişkin tasarrufta bulunabilmesini kabul etmemiştir. 15 yaşını doldurmadıysa her halükarda bu suçun mağduru olacaktır. Bu durum cezai sorumluluğun belirlenmesinde 0-12 yaş arasındaki çocukların cezai sorumluluğu olmaması yani 0-12 yaşında çocuklara da cezai yaptırım uygulanamaması gibidir. 

15-18 yaş arasında ise ikili bir ayrım yapmak gerekir. 15-18 yaş aralığı ergenliğe geçiş dönemi olarak nitelendirilen bir dönemdir. Bu yaş aralığındaki çocuğun kendisine karşı gerçekleştirilen fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin gelişmiş olabileceği şeklinde kanun koyucu bir varsayımdan hareket etmektedir. Eğer fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmiş ise çocuğa karşı gerçekleştirilen cinsel dokunulmazlığın ihlali niteliğindeki fiiller suç teşkil etmemektedir. Örneğin 17 yaşındaki bir çocuk başka birisiyle öpüşebilir, kol kola girebilir. Yeter ki fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğine sahip olsun. Burada herhangi bir suç oluşmayacaktır. Kanun koyucu burada rızaya geçerlilik tanımıştır.

Fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş ise cinsel istismar suçunun gerçekleştiğini kabul etmemiz gerekecektir.

İşlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmiş çok zeki bir mağdurumuz olduğunu düşünelim. Mağdurumuz cebir tehdit hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedenle bu fiilleri gerçekleştirmiş olsa o halde çocuğun cinsel istismarı suçunun söz konusu olacaktır. Çünkü burada irade sakatlanmıştır. Örnek olarak; içeceğinin içerisine bir madde karıştırılması ve mağdurun kendinden geçip cinsel saldırı suçunun mağduru olabilmesinin sağlanması gibi durumlarda iradeyi etkileyen başka bir sebep olarak değerlendirilebilir. İradeyi etkileyen başka bir sebep olarak hipnoz da örnek verilebilir. 15-18 yaş aralığındaki bir mağdura karşı hipnoz fiili gerçekleştirilirse 103. Madde uygulanacaktır.

18 yaşını tamamlamamış herkes çocuktur. Bu şekilde sistematik bir düzenleme yapılması yanlıştır. Olması gereken 0- 18 yaş arasındaki çocuklara karşı gerçekleştirilen cinsel içerikli bütün davranışların bu suçu oluşturması gerekir. Fakat kanunumuz 15-18 yaşında çocukları farklı bir düzenlemeye tabi tutmuştur. Sistematik düzenlemenin temelinde 765 sayılı TCK yatmaktadır ve tabii ki Türkiye’nin gerçekleri. Kanun koyucu 15-18 yaş aralığındaki çocuğun evlenmesine dahi icazet vermektedir. 17 yaşını tamamladığı takdirde anne baba izni ile evlenilebilir. Esasında bu durumda yanlıştır. Fakat kanun buna izin vermektedir.

Çocukların Cinsel İstismarı Suçunun Unsurları

Suçun Hukuki Konusu

Cinsel istismar suçunun konusu; üzerinde cinsel saldırı gerçekleştirilen çocuğun vücudu ve cinsel bütünlüğüdür. Suçla korunması amaçlanan hukuksal değer; mağdur çocuğun cinsel yönden deneyimsiz veya istismara açık olabileceği bir dönemde bedeninin kötüye kullanılmasını engellemeye amaçlamıştır. Böylelikle çocuğun cinsel gelişimini bedensel ve ruhsal gelişimini sağlıklı bir şekilde tamamlanmasını arzulamıştır. Bu nedenle TCK 103. Maddede ki suç tipine yer vermiştir. Dünyadaki her ülkede çocukların cinsel istismarı suçu yetişkinlerdekinden daha farklı bir şekilde düzenleme altına alınmış bulunmaktadır. Unutulmamalıdır ki; “Çocukların bedensel, zihinsel ve ruhsal olarak sağlıklı gelişme hakkı vardır.” Bunu kimse ellerinden alamaz.

Faili

Suçun faili kadın veya erkek herkes olabilir. 765 sayılı TCK da kadınlar bu suçun faili olamaz denilmekteydi. Yeni kanunda bir ayrım yapılmamakta, kadın da erkekte fail olabilmektedir. Failin yaşının genel hükümler dışında önemi yoktur.

Hatta bu suçun faili bir çocuk dahi olabilir. Cinsel istismar suçu 2 çocuk arasında gerçekleşmesi durumunda TCK genel ilkelere göre fail ve mağdur tespit edilip yargılama sürdürülür. Bu kapsamda sadece yaşa göre verilecek cezada indirim uygulanır.

Mağdur

18 yaşını tamamlamamış çocuklar bu suçun mağdurudur. Mağdurun cinsiyetinin herhangi bir önemi yoktur. Çocuk koruma kanununda ‘daha erken yaşta ergin olmuş olsa dahi 18 yaşını doldurmamış kişi çocuktur’ demektedir. Bu sebeple erken yaşta hukuksal bir sebeple ergin olmuş kişilerde 18 yaşından küçük olduğu için suç kapsamındadır.

Eylem

Suçun maddi unsuru çocuğun cinsel davranışla istismar edilmesidir. İstismar cinsel içerikli olduğu sürece her şekilde olabilir. Cinsel eylem TCK 103/1 a ve b bendinde açıklanmıştır. Buna göre;

  • 15 yaşını tamamlamamış veya 15-18 yaşı arasında olmakla birlikte fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan çocuklara karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış,
  • 15-18 yaşı arasında çocuklara karşı sadece cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayalı gerçekleştirilen cinsel davranışlar olarak tanımlanmaktadır.

Altını çizmek gerekir mi 103/1-a ve b bendi “sair cisim veya organ sokulması” şeklinde gerçekleşmemesi gerekir. Bu şekilde gerçekleştiği taktir de 103/2 kapsamında olacaktır ve bu madde kapsamında cezalandırılacaktır. Yine suç cinsel davranışın gerçekleştirilmesi ile tamamlanır. Herhangi bir neticenin ortaya çıkması gerekmez. Çünkü suçun kanuni tanımında neticeye unsur olarak yer verilmemiştir.

Bedensel temas içermeyen cinsel istismar kapsamında teşhircilik, röntgencilik, cinsel ilişkinin çocuklara izletilmesi gibi davranışlar girmektedir. Bedensel temas içeren cinsel istismar kapsamına ise; vajinal, oral ve anal cinsel ilişki, ırza geçme, cinsel taciz, ensest ve fuhuş girmektedir.

Cinsel istismardan bahsedebilmemiz için mutlaka failin kendisinin doğrudan mağdur üzerinde bu davranışları gerçekleştirmesi şart değildir. Çocuğa kendisine yönelik cinsel davranışlar da bulunduran kişi de yine bu suçun faili olacaktır. Örneğin çocuğa gel beni dudağımdan öp, sarıl , bana dokun dedi bu gibi durumlarda da kişi fail olacaktır. Benzer şekilde çocuğun kendi bedeni üzerinde de bu tip davranışları gerçekleştirmesini isteyen kişi de yine cinsel istismar suçunun faili olacaktır. Özellikle kameralı görüşme yapılması durumlarında çocuğa göğüslerini sık dediğim yerlere dokun gibi ifadeler kullandığı durumlarda da fiili gerçekleştiren kişi her ne kadar fail olmasa da biz bunu ceza hukuku bağlamında dolaylı fail olarak değerlendireceğiz ve buna göre de cezalandırılması yoluna gideceğiz. Burada temasın olmaması bu suçtan ceza almayacağı anlamına gelmez. Cinsel ilişkin bu nedenle ağırlaştırıcı neden olarak düzenlenmiştir. Eğer ki cinsel ilişki yaşanmışsa bu sefer ceza arttırılacaktır.

Suçun Manevi Unsuru

Bu suç sadece ve sadece kasten işlenebilir. Taksirle işlenebilmesi mümkün değildir. Failin kastığını belirleyebilmemiz için söz konusu davranışların cinsel arzuları tatmin amacıyla gerçekleştirilmiş olması gerekmektedir. Örnek olarak; Kadınlar voleybol maçında oyuncu maçtan çıkarken antrenör kızın poposuna bir tane vuruyor. Bu kızın 13 yaşında olduğunu düşünelim. Antrenör çıkarken kızın poposuna vurması olayında cinsel istismar suçu oluşmamıştır. Çünkü antrenörün bu fiili cinsel arzuları tatmin amacıyla gerçekleştirmemiştir. Kastı bulunmamaktadır.

Teşebbüs

Bu suç teşebbüse müsait bir suçtur. Nitelikli halleri ise teşebbüs mümkün değildir. Suçun daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli hallerine teşebbüs mümkün değildir. Temel şekli tamamlandığı zaman nitelikli hale teşebbüs aşamasında kaldığını söylemek ceza hukuku sistematiği açısından doğru bir davranış olmaz. Bu nedenle teşebbüse dikkat edilmesi gerekir. Ceza hukukunda nitelikli hallere teşebbüs mümkün değildir. Çünkü temel şekli bakımından icrai hareketler tamamlanmıştır. Sarkıntılığa teşebbüs de mümkün değildir. Çünkü tamamlanmış suç vardır.

İştirak

Bu suça iştirak mümkündür. Cinsel istismarın birden fazla kişi tarafından gerçekleştirilmesi müşterek faillik olarak nitelendirilir. 103. maddenin 3. fıkrasının a bendinde fiilin birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesinden bahsedilmektedir. Bu durum cezayı arttıran sebeptir. Buradaki birden fazla kişiden kastımız müşterek fail olarak suça iştirak etmiş olan kişilerdir.

Çocukların Cinsel İstismarı Suçunun Cezası

Öncelikle belirtmek gerekir ki bu suçun basit halinde daha fazla cezayı gerektiren halleri ile nitelikli halinde cezayı arttıran nitelikli hali birbirinden farklıdır. Öncelikle basit cinsel saldırı suçu, basit halinin nitelikle halleri ve en son olarak nitelikli cinsel saldırı suçlarının cezasına kalem alacağız. Çocuk istismarı cezası 2018 yılında yapılan istatistikler de artış gösterirken, mağdurların şikayet etmekten kaçındığı görülmüştür.

Çocuğun basit cinsel istismarı suçunun cezası

  • Mağdurun on iki yaşını tamamlamamış olması halinde verilecek ceza, basit cinsel istismar durumunda 10 yıldan, sarkıntılık durumunda 5 yıldan az olamaz (TCK md.103/1-üçüncü cümle).
  • Çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi, 8 yıldan on beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır (TCK md.103/1-birinci cümle).
  • Sarkıntılık suretiyle, yani cinsel istismarın sarkıntılık düzeyinde kalması halinde 3 yıldan 8 yıla kadar hapis cezasına hükmolunur (TCK md.103/1-ikinci cümle).
  • Sarkıntılık düzeyinde kalmış suçun failinin çocuk olması hâlinde soruşturma ve kovuşturma yapılması mağdurun, velisinin veya vasisinin şikâyetine bağlıdır (TCK md.103/1-ikinci cümle).

Basit cinsel istismar suçunun nitelikli halleri (TCK md.103/3):

  • Vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, koruyucu aile veya sağlık hizmeti veren ya da koruma, bakım veya gözetim yükümlülüğü bulunan kişiler tarafından (TCK md.103/3-d),
  • İnsanların toplu olarak bir arada yaşama zorunluluğunda bulunduğu ortamların sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle (TCK md.103/3-b),
  • Birden fazla kişi tarafından birlikte (TCK md.103/3-a),
  • Üçüncü derece dâhil kan veya kayın hısımlığı ilişkisi içinde bulunan bir kişiye karşı ya da üvey baba, üvey ana, üvey kardeş veya evlat edinen tarafından (TCK md.103/3-c),
  • Kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle (TCK md.103/3-e),

suçun işlenmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.

Basit cinsel istismar suçunun cebir, tehdit veya silah kullanılarak işlenmesi halinde cezası ise şekildedir. (TCK md.103/4-5-6):

  • Cinsel istismarın, 15 yaşını tamamlamamış çocuklara karşı cebir veya tehditle ya da 15 yaşını tamamlamış olmakla birlikte kendisine yönelen fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş çocuklara karşı silah, bıçak, sopa gibi aletler kullanmak suretiyle gerçekleştirilmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır (TCK md.103/4).

Çocukların cinsel istismarı suçunda kasten yaralamanın ağır halleri, mağdurun bitkisel hayata girmesi veya ölüm halinde suçun cezası

  • Cinsel istismar için başvurulan cebir ve şiddetin kasten yaralama suçunun ağır neticelerine neden olması halinde, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır. (TCK 103/5)
  • Suç sonucu mağdurun bitkisel hayata girmesi veya ölümü halinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur. (TCK 103/6)

Çocukların cinsel istismarı suçunda artırım yapılmasını gerektiren ilk nitelikli hal vücuda organ veya sair cisim sokmaktır. Bu eylem gerçekleştiği taktirde suçun nitelikli hali oluşacaktır. Bu nitelikli hal 15 yaşını tamamlamamış çocukların tamamı ile 15-18 yaş arasındaki algılama yeteneği gelişmemişler bakımından veya 15-18 yaş arasında olup algılama yeteneği gelişmesine rağmen cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayalı olarak gerçekleştirilmesi durumunda söz konusu olmaktadır.

15-18 yaş arasında algılama yeteneği gelişmiş çocuklar bakımından bu durum farklıdır. Fail 18 yaşından küçük, herhangi cebir, tehdit, hile yok ve birisi mağdura organ sokuyor. Bu suç oluşmayacaktır. Fail 20 yaşında mağdurumuza organ sokarsa o halde de bu suç oluşmayacaktır. Burada 104. maddedeki suç oluşacaktır. Yeni getirilen düzenlemeye göre eğer 12 yaşını tamamlamamış olan çocuğun vücuduna organ veya sair cisim sokarsanız alacağınız cezanın alt sınırı 18 yıl olacaktır.

Ceza’ nın ertelenmesini gerektiren diğer nitelikli hallere 103. maddenin 3. fıkrasında yer verilmiştir. 4. fıkra da cinsel istismarın birinci fıkranın a bendindeki çocuklara karşı cebir veya tehditle b bendindeki çocuklara karşı silahla işlenmesi durumu yine daha ağır ceza verilmesini gerektiren nitelikli hal olarak kabul edilmiş durumdadır. B bendinde dikkat edilirse cebir veya tehditten bahsedilmemiştir. Çünkü b bendinde cebir veya tehdit zaten suçun unsuru olarak düzenlenmiştir. Ona rağmen belirtilseydi çifte değerlendirme yasağının ihlali söz konusu olacaktı. 103. maddenin 5. fıkrasında cinsel istismar için başvurulan cebir veya tehdit kasten yaralama suçunun neticelerine sebebiyet vermesi halinde ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır denilmektedir. Yani 87. maddedeki neticesi sebebiyle ağırlaşmış durumları söz konusu olursa ayrıca bundan dolayı ceza verilmesi gerekmektedir.

Çocukların Cinsel İstismarı Suçunda Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına Karar Verilebilir mi?

Adli para cezası; gerçekleştirilen suça karşılık hapis cezasıyla birlikte ya da tek başına uygulanabilen bir yaptırım çeşididir Çocukların cinsel istismarı suçu nedeniyle verilen hapis cezası ceza miktarı çok fazla olmasından dolayı adli para cezasına çevrilemez.

Hükmün açıklanmasının geriye bırakılması; sanık hakkında hükmolunan cezanın belli bir denetim süresi içerisinde sonuç doğurmaması, denetim süresi içerisinde belli koşullar yerine getirildiğinde ceza kararının hiçbir sonuç doğurmayacak şekilde ortadan kaldırılması davanın düşürülmesine sebep olan CMK 231. madde de düzenlenen yaptırımdır Çocukların cinsel istismarı suçu nedeniyle hükmedilen hapis cezasının miktarı fazla olması sebebiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı verilmesi mümkün değildir.

Cezanın ertelenmesi; mahkeme tarafından belirlenen cezanın cezaevinde infaz edilmesinden şartlı olarak vazgeçilmesidir. Çocukların cinsel istismarı suçu nedeniyle hükmedilen hapis cezasının miktarı fazla olması sebebiyle cezasının ertelenmesi mümkün değildir.

Çocukların Cinsel İstismarı Suçunda Şikayet Süresi, Zamanaşımı, Uzlaşma ve Görevli Mahkeme

Uzlaşma, belli suç tiplerinde, suç isnadı altındaki şüpheli ile suçun mağduru olan devlet tarafından görevlendirilmiş bir uzlaştırmacı vasıtasıyla iletişim kurarak anlaşmasıdır. Çocukların cinsel istismarı suçunda, uzlaşma kapsamında olan suçlar değildir. Suçun; basit cinsel istismar, sarkıntılık veya nitelikli cinsel istismar suçu olması önem arz etmez. Cinsel suçlar açısından uzlaşma mümkün değildir.

Sarkıntılık suretiyle çocukların cinsel istismar suçunun faili de yaşı küçük çocuk ise, suç şikayete bağlı suçlardandır. Mağdurun velisi veya vasisi şikayetçi olmadıkça soruşturma yapılmaz. Mağdurun velisi veya vasisi, şikayet hakkını suçun işlenmesi ve şüphelinin öğrenmesinden itibaren 6 ay içinde kullanmalıdır. Çocuğun cinsel istismarı şikayet süresi 6 ayı geçirdikten sonra mümkün değildir. Şikayetten vazgeçme ise ceza yargılamasında düşme sebebidir. Şikayetten vazgeçme, soruşturma veya kovuşturma aşamasında mümkündür. Mağdurun şikayetten vazgeçmesi halinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilir ve mağdur aynı olayla ilgili şikayet hakkını tamamen kaybeder. Yargılama aşaması olan kovuşturma aşamasında şikayetten vazgeçme halinde ceza mahkemesi davanın düşmesi kararı verir. Çocuğun cinsel istismarı şikayetten vazgeçme sarkıntılık harici mümkün değildir.

Yukarıdaki durum dışında, tüm çocukların cinsel istismarı suçlarında savcılık tarafından resen soruşturma yürütür. İlgili suç tipleri şikayete bağlı suçlar arasında yer almamaktadır.

Dava zamanaşımı, suçun işlendiği tarihten itibaren belli bir süre geçtiği halde dava açılmamış veya dava açılmasına rağmen kanuni süre içinde sonuçlandırılmamış ise ceza davasının düşmesi neden olan bir kurumdur. Çocukların cinsel istismar suçunun temel şeklinin dava zamanaşımı süresi 15 yıldır.15 yıllık zamanaşımı süresince her zaman soruşturma yürütülebilir, fail hakkında kamu davası açılabilir.

Sarkıntılık suretiyle çocukların cinsel istismar suçunun asliye ceza mahkemesi görevi alanındadır. Sarkıntılık durumu haricinde TCK maddesinde yer alan. çocukların cinsel istismarı suçu ağır ceza mahkemesi görevi içindedir.

Çocukların cinsel istismarı suçu, mağdur çocuğun ceza yargılaması sürecinde ikinci kez mağdur olmasına yol açan bir suç tipi olduğundan muhakkak uzman ceza avukatı yardımı anlamanız menfaatinize olacaktır. Çocukların cinsel istismarı suçu hem mağdur hem de fail bakımından önemli ayrıntılar bünyesinde barındıran bir suç tipidir. Ağır ceza avukatı vasıtasıyla sürdürülmesi mağdur ve fail bakımından önemlidir. Zira çıkacak cezalar çok fazladır. Ceza avukatı, ceza davanızı en doğru şekilde yürüterek kişinin hak kaybına uğramasını engelleyecektir.  Bu nedenle, şantaj suçun ceza soruşturma ve kovuşturmasını ceza avukatı vasıtasıyla savunma yapılması maddi gerçeğin ortaya çıkarılması açısından önemlidir.

kadim-law-consultancy-office-09-04-2018-656

Başa dön tuşu