Çekte Bedelsizlik İddiası Ve Menfi Tespit Davası

cekte bedelsizlik

Çekte bedelsizlik iddiasının basit bir dille açıklanması gerekirse; çekin kullanıldığı alım satım benzeri işlemlerde çeki düzenleyen kişinin çeki teslim etmesine rağmen çeki alan kişinin edimleri yerine getirmemesi yani bir diğer değişle borcunu ifa etmemesi durumunda ileri sürülür. Çek vermesinin karşılığını alamayan kişi bu durumun ispatı amacıyla menfi tespit davası açarak çekin bedelsiz olduğunu öne sürebilir ve çek bedelinin tahsilinin önüne geçebilir. Örnek olarak, 20 tane televizyon alım satımı konusunda bir anlaşmaya varılması üzerine, buzdolaplarının bedelini çek olarak ödeyen borçluya televizyonların teslim edilmemesi halinde, alacaklıya ödeme olarak verilen çek bedelsiz kalmış olur. Çekte bedelsizlik durumunda, çeki edim olarak veren borçlu menfi tespit davası açarak borçlu olmadığının tespitini talep edebilir.

Bedelsiz çek kavramı ya da çekte bedelsizlik kavramı, kanuni bir kavram olmayıp, uygulamada ve özellikle Yargıtay kararlarıyla oluşmuş bir kavramdır. Bu kavram ile temel borç ilişkisindeki karşı edimin yerine getirilmediği ifade edilmektedir. Karşı edimin yerine getirilmemesi nedeniyle çek de bedelsiz hale gelmektedir.

Türk Ticaret Kanununda poliçe ve bonodan sonra üçüncü bir ticari senet çeşidi olarak çek düzenlenmiştir. Çek Türk Ticaret Kanunu’nda kambiyo senedi olarak düzenlenmiştir. Ancak çekte poliçe ve bonodan ayrı özellikler mevcut bulunmaktadır. Bunlardan birisi çekin mücerretlik özelliğidir. Bu özellik çekin üzerinde herhangi bir temel borç ilişkisi yer almasa da çekin bir temel ilişkiye dayanmasını sağlamaktadır. Bu kapsamda makalemizde çekte bedelsizlik iddiası ve neticesinde açılan menfi tespit davasına değineceğiz.

İlgili Makale: İnfaz Hesaplama

Çekte Bedelsizlik İddiası

Çek kambiyo senedi mahiyetinde olan düzenleyen tarafından muhataba teslim edilen ve banka aracılığıyla tahsil edilen, ticari hayatı kolaylaştıran bir ödeme aracıdır. Çeklerde vade tarihi bulunmamaktadır. Bu sebeple çeke karşılık olarak düzenleyene verilecek mal veya yapılacak işlerin yapılmaması durumunda teslim edilen çekin hukuki durumunun ne olacağı önem arz etmektedir.

Bu gibi bir durumla karşılaşan çek keşidecisi çekin bedelsizliği iddiasında bulunabilir. Bu durumda menfi tespit davası adı verilen davanın açılarak çekin bedelsizliğine ilişkin olarak eldeki deliller sunulmalı ve düzenlenen çekin kullanımdan kaldırılması talep edilmelidir. Bedelsizlik davasında önemli olan husus çeke karşılık olarak elde edilecek edimin elde edilemediğinin kanıtlanması gerekmektedir.

cekte bedelsizlik iddiasi
cekte bedelsizlik iddiasi

Çekte Bedelsizlik Sebepleri

Taraflar arasında karşılıklı olarak edimlerin yerine getirilmesi kararlaştırılmış, ancak karşı edim yerine getirilmemiş, fakat bu edime ilişkin karşı tarafa çek teslim edilmişse, somut olayda karşı edimin yerine getirilmemesi nedeniyle çek bedelsiz hale gelmektedir. Çekte bedelsizlik iddiasının ileri sürülebilmesi için farklı sebepler gündeme gelebilir. Bu sebeplerin kısaca aşağıdaki gibi sıralanabilir.

  • Çeke dayalı borç ilişkisinin geçersiz olması
  • Alacağın sona ermesi
  • Edimin gereği gibi ifa edilmemesi
  • İrade bozuklukları
  • Hatır çeki olması

Bir çekte yukarıda yer alan hususlardan herhangi birinin mevcut olması durumunda çek veren çekin bedelsizliğini iddia edebilecek ve menfi tespit davası açabilecektir. Sebepler yalnız bunlarla sınırlı olmayıp çekin bedelsizliğinin farklı sebepleri de olabilmektedir. Bu nedenle alanında uzman bir avukata danışarak bilgi almakta fayda vardır.

Çekte Bedelsizlik Menfi Tespit Davası

Çekte bedelsizlik iddiası üzerine bu durumun tespiti amacıyla menfi tespit davası açılabilir. Bu davada eldeki delillerin mahkemeye sunulması ile çekin bedelsizliğinin tespiti amaçlanır. Dava süreci, ilgili şahıs veya avukatının, talepleri ve iddialarını detaylı bir şekilde açıkladığı resmi bir dilekçeyi mahkemeye vermesiyle başlar. Taraflar, yargılama boyunca sahip oldukları delilleri mahkemeye iletmek durumundadır. Eğer taraflardan biri çekin bedelsiz olduğunu iddia ediyorsa, bu iddiasını kanıtlayacak belgeleri sunmak zorundadır.

Bu belgeler, çekin neden karşılıksız verildiğini ve bunun karşılığında herhangi bir fayda sağlamadığını göstermelidir. Diğer taraf ise, çekin bedelsiz olmadığını ya da bedelsizlik iddiasının gerçeği yansıtmadığını ispat eden kanıtlar sunar. Mahkeme, tarafların sunduğu delil ve savunmaları inceleyerek karar verir. Eğer çekin gerçekten bedelsiz olduğuna inanırsa, bu yöndeki iddiayı destekleyen taraf lehine hüküm verir; aksi durumda ise diğer tarafın savunması doğrultusunda karar alır.

cekte bedelsizlik iddiasi menfi tespit
cekte bedelsizlik iddiasi menfi tespit

Çekte Bedelsizlik Davasının Takipten Önce ve Sonra Açılması

İcra takibinden önce gerçekleştirilen menfi tespit davaları, borçluya karşı yapılacak icra işlemlerini doğrudan durdurmaz ve var olan bir takibi de askıya almaz. Bu nedenle, borçlu olduğunu savunan kişi, icra takibinin engellenmesi için İcra ve İflas Kanunu’nun 72. maddesinin 2. fıkrası kapsamında mahkemeden tedbir talep edebilir. Ancak, bu talebin kabul edilmesi için, dava konusu olan alacak miktarının en az yüzde 15’i kadar bir teminat gösterilmesi gerekmektedir.

Diğer taraftan, icra takibi başlatıldıktan sonra açılan menfi tespit davalarında, aynı Kanun’un 72/3. maddesi uyarınca, icra takibinin geçici olarak durdurulması mümkün değildir. Bu durumda, borçlu, oluşabilecek gecikme zararlarını üstlenmeyi ve alacak miktarının en az yüzde 15’i kadar bir teminat göstermeyi kabul ederek, mahkemeden icra dairesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararının verilmesini isteyebilir. Uygulamada, borçlu davayı açtıktan sonra alacak tutarını icra dairesine yatırırsa, bu paranın alacaklıya aktarılmasının engellenmesi için mahkemeden tedbir kararı alma imkanı bulmaktadır. Böyle bir durumda, borçlu genellikle alacak miktarının yüzde 115’i kadar bir teminat göstererek bu tedbiri sağlamaktadır.

X
kadim hukuk ve danışmanlık