Borç Ödemeden Aciz Belgesi Nedir? Nasıl Alınır?

borc odemeden aciz belgesi

Aciz vesikası, borçlunun borcunu ödeyemeyecek durumda olduğunu gösteren resmi bir belgedir. Diğer bir tanımla aciz vesikası, icra takibi sonucunda borçlunun haczi kabil mallarının satışından elde edilen bedelin alacağı karşılamaması veya hiç malı bulunmaması durumunda, icra dairesi tarafından düzenlenen resmi belgedir. Alacaklı ve borçlu arasındaki hukuki ilişkiyi düzenleyen bu belge, İcra ve İflas Kanunu kapsamında özel olarak düzenlenmiştir.

Paraların paylaştırılması sonunda alacağını tamamen alamayan alacaklıya, ödenmeyen alacak kesimi için icra dairesi tarafından kendiliğinden, hiçbir harç ve resme tabi olmadan verilen belgeye aciz belgesi denir. Aciz belgesi icra müdürü tarafından kendiliğinden düzenlenmektedir. Herhangi bir istemde bulunmaya gerek yoktur. Adına borç ödemeden aciz belgesi dense de borçluya değil, alacaklıya verilmektedir. Aciz belgesi, kesin ve geçici aciz belgesi olmak üzere ikiye ayrılmaktadır.

Bu belge borcu ortadan kaldırmamaktadır. Aciz belgesi alınması ile birlikte de faiz işlemeye devam etmektedir. Borçlunun icra dairesine başvurarak borcu ödemek istemesi durumunda işleyen yasal faiz ile birlikte icra dosyası kapatılır. Aciz belgeleri Adalet Bakanlığı’nca tutulan sicillere kaydedilir. Borçlu tarafından borç ödenmediği sürece de sicilden silinmez. Vatandaşların sicilleri sorgulayarak iş yapacağı kişilerin aciz belgesinin olup olmadığını öğrenmesi mümkündür. Kadim Hukuk ve Danışmanlık olarak bu makalemizde borç ödemeden aciz belgesinden bahsedeceğiz.

Aciz Belgesi Nedir?

İcra takibi sonuçlandırır (paralar paylaştırılır) ve alacağın tam olarak karşılanamadığı anlaşılırsa karşılanamayan kısım için alacaklıya verilen aciz belgesine, kesin aciz belgesi denir. Haciz sırasında da borçlunun haczi kabil malı bulunmazsa bu durumu saptayan haciz tutanağı da 143.madde anlamında kesin aciz belgesi yerine geçer. Bu tutanak doğrudan doğruya kesin aciz belgesi yerine geçtiğinden alacaklıya ayrıca bir aciz belgesi verilmez.

Aciz belgesi verilmesi noktasında şu hususa dikkat edilmesi gerekmektedir. Borçlunun mal varlığına ilişkin yapılacak araştırma şekli olmaktan uzak olmalı ve mal varlığının bulunması olasılık dahilinde olan yerlerde esaslı bir araştırma yapılmalıdır. Borçlunun gösterilen adresinde haczedilebilir malı bulunamayınca tutulan tutanağın aciz belgesi hükmünde sayılabilmesi için borçlunun Mal varlığına ilişkin yapılan ayrıntılı araştırmadan olumlu bir sonuç alına-maması ve haciz yapılan yerdeki adresi ile bağını koparmamış olması gerekir.

Borçlu haciz yapılan adresten ayrılmış ve başka bir adreste yaşadığı biliniyorsa borçlu haciz yapılan yerde bulunamadığı için haczi kabil mala rastlanmamasına ilişkin tutulan tutanak şekli olup yasanın aradığı anlamda kesin aciz belgesinin yasal sonuçlarını doğuramaz. Bunun yanında, borçlunun adresini terk etmesi, çevreden sorulduğunda tanınıp bilinememesi ve benzeri nedenlerle, haciz yapılan adresi ile ilgisini kestiğinin anlaşılması durumunda, tutulacak olan haciz tutanağı aciz belgesi hükmünde sayılamaz. Ancak borçlunun, gösterilen adresinden işe gitmesi, çarşıya çıkması gibi nedenlerle geçici olarak haciz anında bulunamaması durumlarında, haciz yapılan adresi ile olan ilgi ve bağını kopardığı kabul edilemeyeceğinden, bu şekilde borçlunun yokluğunda yapılan hacizde, haczi kabil bir mala rastlanamaması durumunda tutulacak olan tutanak, aciz belgesi hükmünde sayılacaktır.

borc odemeden aciz belgesi nedir
borc odemeden aciz belgesi nedir

Kesin Aciz Belgesinin Takip Hukuku Bakımından Sonuçları

  • Aciz belgesi 68/1. maddesi çerçevesinde itirazın kaldırılmasını sağlayan bir belge niteliğindedir (İİY m. 143/2).
  • Alacaklı, aciz belgesini aldığı tarihten itibaren bir sene içinde takip yapmak isterse borçluya yeniden ödeme emri göndertmesine gerek yoktur (İİY m. 143/3). Eski takip dosyası üzerinden borçlunun yeni elde ettiği malları haczettirebilir.
  • Alacaklı, elindeki aciz belgesine dayanarak tasarrufun iptali davası açabilir (İİY m. 143/2, m. 277, b. 1).
  • Aciz belgesi, hacze adi katılmada (iştirakte) alacağın önce doğduğunun ispatını sağlayan belgelerden biridir. Aciz belgesi, alacaklıya bir başka alacaklımın koydurduğu hacze katılma (iştirak) olanağı verir (İİY m. 100/1, b. 1).

Kesin Aciz Belgesinin Maddi Hukuk Bakımından Sonuçları

  • Borcun aciz belgesine bağlanması yenilendiği (tecdit edildiği) anlamına gelmez (TBY m. 133). Borç yenilenmediği için aciz belgesinin verilmesinin kefile bir etkisi olmaz, onun sorumluluğu devam eder.
  • Aciz belgesi, alacaklıya sıra cetveline imtiyazlı alacaklı sıfatı sağlamaz.
  • 2003 yılında 4949 sayılı Yasayla yapılan değişikliğe göre, aciz belgesine bağlanan borç, aciz belgesinin düzenlenmesinden itibaren yirmi yıl geçmesiyle borçluya karşı zamanaşımına uğrar. Değişiklikten önce, aciz belgesindeki borç zamanaşımına uğramıyordu. Borçlunun mirasçıları, mirasın açılmasından itibaren bir sene içinde alacaklı hakkını aramamışsa borcun zamanaşımına uğradığını ileri sürebilirler (İİY m. 143/6).
  • Yirmi yıllık zamanaşımı süresi yalnızca kesin aciz belgesi için söz konusudur (İİY m. 143/6). Geçici aciz belgesi (İİY m. 105) ile zamanaşımı kesilmez.
  • Aciz belgesine bağlanan alacak miktarı için faiz istenemez (İİY m. 143/4). Alacaklı müşterek borçlulardan ve borçlunun kefillerinden faiz isteyebilir, fakat bu kişiler ödedikleri faizler için borçluya rücu edemezler (İİY m. 143/5).
  • Borçlu, her zaman borcunu faiziyle birlikte belgeyi veren icra dairesine ödeyerek aciz belgesinin icra dairesinde tutulan sicilden silinmesini isteyebilir. Bu durumda borçluya belgenin sicilden silindiğine ilişkin bir belge verilir (İİY m. 143/7). Demek ki aciz belgesine bağlanan alacak için kural olarak faiz istenemez. Ancak aciz belgesinin sicilden silinmesini isteyen borçlunun, asıl borcun yanında onun faizini de ödemesi gerekir.
  • İcra takibinin batıl olması veya iptal edilmesi ya da borçlunun borçlu olmadığının bir mahkeme kararıyla kesin olarak saptanması ya da alacaklının icra takibini geri alması durumunda aciz belgesi sicilden silinir (İİY m. 143/7).

Aciz Belgesi’nin Ceza Hukuku Bakımından Sonuçları

İcra ceza hukuku bakımından bazı suçların oluşması için aciz belgesi aranmaktadır. Buna göre;

  • Alacaklıyı zarara sokmak kastıyla mevcudunu eksiltmek (İİY m. 331).
  • Aczine kendi davranışlarıyla neden olma veya durumunun fenalığını bilerek ağırlaştırma (İİY m. 332),
  • Gerçeğe aykırı beyanda bulunma (İİY m. 338)

Suçlarında duruma göre, aciz belgesi aranmaktadır. Hakkında aciz belgesi alınmış borçlunun asgari ücretin üstünde bir geçim sürdürdüğü, aciz belgesi sahibi alacaklının alacağının aciz belgesine bağlanmasından en geç beş sene içinde başvurusu üzerine sabit olursa asgari ücretin üstünde kalan gelirlerinden icra mahkemesinin dörtte birden az olmamak üzere tespit edeceği kısmını icra mahkemesi kararının kesinleşmesinden itibaren en geç bir ay içinde ve aciz belgesindeki borcun ödenmesine kadar her ay icra dairesine yatırmaya mecburdur.

Bu yükümlülüğü yerine getirmeyen borçlu hakkında “bir yıla kadar tazyik hapsine” karar verilir. Hapsin uygulanmasına başlandıktan sonra borçlu, borcun tamamını veya o tarihe kadar icra veznesine yatırmak zorunda olduğu meblağı öderse tahliye edilir, ödemelerini tekrar keserse hakkında tazyik hapsine yeniden karar verilir. Ancak bir borçtan dolayı tazyik hapsinin süresi bir yılı geçemez (İİY m. 338/2). Bu hükmün uygulanmasını birden fazla aciz belgesi sahibi alacaklı istemiş ise bunlar istem tarihi sırasıyla öncelik hakkına sahiptir (İİY m. 338/4).

gecici aciz belgesi
gecici aciz belgesi

Geçici Aciz Belgesi Nedir?

Haciz sırasında borçlunun haczedilebilir bir kısım malları bulunmakla birlikte, bunların takip konusu alacağı karşılamaya yetmediğinin belirleyen haciz tutanağına, geçici aciz belgesi denir (İİY m. 105/2). Geçici aciz belgesinin sonucu şudur: Alacaklı geçici aciz belgesine dayanarak iptal davası açabilir (İİY m. 105/2; m. 277, b.1). Kesin aciz belgesinde olduğu gibi borçluya ayrıca aciz belgesi verilmez. Buna ilişkin haciz tutanağı, geçici aciz belgesi hükmündedir. Geçici aciz belgesi, kesin aciz belgesinden farklı olarak İİY’nin 68/1. maddesi anlamında borç ikrarını içeren (itirazın kaldırılmasını sağlayan) bir senet niteliğinde değildir.

Geçici aciz belgesi, alacaklının iptal davası açması için bir olanak sunmasına rağmen, borçluya karşı doğrudan takip hukuku ile ilgili bazı sonuçlar yaratmaz. Mesela, bu belge borçlunun iflas talep etme yetkisi sağlamaz ya da rehin açığı belgesi gibi hacizler sonrasında meydana gelen teminatsız alacaklar için doğrudan icra yapılmasına olanak vermez. Fakat bu belge, borçlunun mal varlığındaki eksikliği göstererek alacaklının mal kaçırma olasılığına karşı güvence sağlamasına ve tasarrufun iptali davası gibi hukuki yöntemlerle alacağını tahsil etmeye çalışmasına yardımcı olur. Bu açıdan geçici aciz belgesi, icra sürecinde önemli bir aşama oluşturur ve alacaklıya sınırlı da olsa yasal yollar sunar.

Aciz Belgesi Konusunda Gemilere İlişkin Hükümler

2012 yılında 6103 sayılı Yasayla getirilen düzenlemeye göre, paranın paylaştırılmasına ilişkin hükümler, gemilerin satışında da uygulanır. Ancak 140. madde uyarınca yapılacak sıra cetveli, bayrağına ve sicile kayıtlı olup olmadığına bakılmaksızın, bütün gemiler hakkında Türk Ticaret Yasası’nın 1389 ila 1397. maddesi hükümlerine tâbidir (İİY m. 144a/1).

Türk gemi siciline kayıtlı olan gemiyi paraya çeviren icra dairesi, sicile kayıtlı ipotek ve intifa haklarına ait kayıtların terkin veya nakillerini yaptırır; yabancı sicile kayıtlı gemilerde, bu işlemin yapılması için geminin bayrağını taşıdığı devletin en yakın konsolosluğuna bildirimde bulunur (İİY m. 144a/2).

X
kadim hukuk ve danışmanlık