Bilişim Hukuku

Bilişim Suçları ve Cezaları

Günümüzde bilim ve teknolojinin gelişmesiyle birlikte bilişim suçları ortaya çıkmıştır. Teknolojik araçların, suç işlemede sağladığı kolaylıktan faydalanan failler, yeni suç işleme yöntemleri geliştirmişlerdir. Bu nedenle bilişim sistemleri yoluyla gerçekleştirilebilecek ihlalleri saymak mümkün değildir. Giderek artan ihlaller nedeniyle, henüz çok yeni bir alan olan bilişim hukuku ortaya çıkmıştır. Bilişim suçları ve cezaları bu nedenle önemli bir konudur.

Bilişim suçları, Türk hukukunda ilk olarak 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Bilişim Alanında Suçlar” başlığı altında düzenlenmiştir. Ardından 26.09.2004 tarihinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda “Bilişim Suçları” başlığı altında özel olarak düzenlenmektedir.

Bilişim suçları, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda “Topluma Karşı Suçlar” başlığı altında üçüncü kısımda onuncu bölümde “Bilişim Sistemlerine Karşı Suçlar” adı altında düzenlenmektedir. Buna göre kanununda düzenlenen bilişim suçları aşağıdaki gibi sayılmıştır:

  • Bilişim Sistemine Girme
  • Sistemi Engelleme, Bozma, Verileri Yok Etme veya Değiştirme
  • Banka veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.01.2020 tarihli ve 2016/1033 E, 2020/2 K sayılı Kararı

Türk Dil Kurumu’nun Büyük Türkçe Sözlüğü’nde, “elektronik beyin” veya “bilgileri otomatik işleme tabi tutmuş sistem” olarak adlandırılan bilgisayar; “Çok sayıda aritmetiksel veya mantıksal işlemlerden oluşan bir işi önceden verilmiş bir programa göre yapıp sonuçlandıran, bilgileri depolayan elektronik araç, elektronik beyin” anlamına gelmektedir. İnternet ise, dünya üzerindeki milyonlarca bilgisayarın birbirlerine bağlanmaları ile oluşan global bir bilgisayar ağları sistemini ifade eder. Bilişim de; “İnsanoğlunun teknik, ekonomik ve toplumsal alanlardaki iletişiminde kullandığı ve bilimin dayanağı olan bilginin özellikle elektronik makineler aracılığıyla düzenli ve akla uygun bir biçimde işlenmesi bilimi, bilginin elektronik cihazlarda toplanması ve işlenmesi bilimi” olarak tanımlanmaktadır. Yerleşmiş yargısal kararlar ve öğretideki baskın görüşlere göre de, bilişim sisteminin, verileri toplanıp yerleştirdikten sonra otomatik işleme tabi tutma imkanı veren manyetik sistemler olduğu kabul edilmiştir.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda bilişim suçları; “Bilişim alanında suçlar” bölümünde düzenlenmekle beraber ayrıca, çeşitli bölümlerde de bilişim sistemleriyle işlenmesi mümkün olan suç tiplerine yer verilmistir. “Bilişim alanında suçlar” bölümünde yer alan 243. maddesinde bilişim sistemine girme, 244. maddesinde sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme, 245. maddesinde banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçları düzenlenmiştir. Bunun yanında, “Özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlar” bölümünde yer alan 135. maddesinde kişisel verilerin kaydedilmesi, 136. maddesinde kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme, 138. maddesinde ise verilerin yok edilmemesi suçları bilişim suçu olarak nitelendirilebilecek şekilde düzenlenmiştir. Öte yandan, 132. maddesinde haberleşmenin gizliliğini ihlal, 124. maddesinde haberleşmenin engellenmesi, 125. maddesinin ikinci fıkrasında hakaret, 142. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinde hırsızlık, 158. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde dolandırıcılık, 226. maddesinde müstehcenlik, 163. maddesinde karşılıksız yararlanma suç tiplerinin bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle işlenmeleri mümkün kabul edilmiştir.

Günümüzde bilişim sistemleri ile sesli-görüntülü haberleşme, elektronik imzanın kabulü, yeni ticari ilişkiler, internet bankacılığı hizmeti ile para transferleri ve bunlar gibi pek çok yenilik toplumsal hayata girmiş, bilişim gerek iş gerekse günlük hayatta vazgeçilemeyecek kadar önemli bir noktaya ulaşmış, bilişim teknolojileri daha hızlı ve ucuz bir nitelik arz etmesi nedeniyle, klasik yöntemlere nazaran daha fazla tercih edilir duruma gelmiştir. Bu sistemlerin güvenle kullanılması, aynı anda hızlı ve kolayca birçok kişiye ulaşılması ve diğer taraftaki failin kontrol imkanını azaltması nedeniyle nitelikli hal sayılmıştır.

Bilişim sisteminin aldatılmasından söz edilemeyeceği için, ancak bu sistemin araç olarak kullanılarak bir insanın aldatılması yani dolandırılması halinde bu bendin uygulanması mümkündür. Aksi halde yani sisteme girilerek bir kişi aldatılmayıp sistemden yararlanılarak çıkar sağlanmışsa bilişim suçu veya bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık suçunun oluşması söz konusu olacaktır.

Bilişim Sistemine Girme Suçu

Bilişim sistemine girme suçu, TCK madde 243’te “Bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına, hukuka aykırı olarak giren veya orada kalmaya devam eden kimseye bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası verilir.

(2) Yukarıdaki fıkrada tanımlanan fiillerin bedeli karşılığı yararlanılabilen sistemler hakkında işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilir.

(3) Bu fiil nedeniyle sistemin içerdiği veriler yok olur veya değişirse, altı aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

(4) (Ek: 24/3/2016-6698/30 md.) Bir bilişim sisteminin kendi içinde veya bilişim sistemleri arasında gerçekleşen veri nakillerini, sisteme girmeksizin teknik araçlarla hukuka aykırı olarak izleyen kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” şeklinde düzenlenmektedir.

Bilişim sistemine girme suçu failin hakkı olmaksızın bilişim sistemindeki dosyalara herhangi bir şekilde ulaşması ile gerçekleşmektedir.

Bilişim Sistemine Girme Suçunun Unsurları

Suçun Hukuki Konusu

Bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girme suçu ile öncelikle toplum düzenini, özel hayatın gizliliğini, kamu güvenini, sırrın dokunulmazlığını, kullanıcı ve sistem sahibinin menfaatlerini, olası başka suçların işlenmesinin önlenmesini, haberleşme özgürlüğünü ve gizliliğini; aynı zamanda bilişim sisteminin güvenliğini korumaktadır. Kısacası, kişinin dijital ortamdaki özel alanı koruma altına alınmaktadır.

Fail

Ceza hukuku anlamında, hukuka aykırı eylemi işleyen kişi suçun failidir. Herkes bu suçun faili olabilir, bu bakımdan fail ile ilgili özel bir nitelik aranmamıştır. Özgü suçlardan değildir.

Mağdur

Mağdur, suçu oluşturan eylemden doğrudan etkilenen kişi veya kişilerdir. Bir başka deyişle mağdur, ceza normu tarafından korunan ve suç tarafından ihlal edilen yani suçun hukuki konusunu oluşturan hukuki çıkarların sahibidir. Herkes bu suçun mağduru olabilir.

Eylem

Bilişim sistemine girme suçunun maddi unsurları, bilişim sisteminin tamamına veya bir kısmına hukuka aykırı olarak herhangi bir suretle girmek ya da hukuka uygun olarak girilen bilişim sisteminde daha sonra hukuka uygunluk sebebi ortadan kalktığı halde kalmaya devam etmek fiilidir. Suç niteliği itibariyle serbest hareketli suçlardandır.

Bilişim sistemine girme suçu, bir kimsenin emanet ettiği bilgisayarın açılarak içindeki verilerin görülmesi ya da bir ağ aracılığıyla bilişim sisteminde oturum açılması şeklinde veya bir kamu kurumunun bilgisayarına dışarıdan hukuka aykırı olarak girerek sistem içerisindeki bilgileri öğrenmek şeklinde karşımıza çıkabilir.

Failin, sisteme bilfiil girmeksizin elektronik posta yollaması bilişim sistemine girme suçu oluşturmayacaktır. Nitekim, kanun koyucu açıkça bilişim sistemine girmiş olma şartını aramaktadır. Fakat, elektronik posta yoluyla truva atı özellikli programla sisteme girilmesi halinde bu suç oluşacaktır. Amaç ne olursa olsun, kişi suç işlemek amacıyla değil de eğlencesine veya eğlenmek için bilişim sistemine girilmiş olsa bile bilişim sistemine girme suçu oluşacaktır.

Bilişim sistemine girme suçunun oluşması için bir diğer hali ise bilişim sistemine girdiğini fark etmesine karşın belli bir süre orada kalması gerektiğinden, fail girer girmez durumu fark edip sistemden çıkması durumunda bilişim sistemine girme suçu oluşmayacaktır. Mağdura ait Facebook, İnstagram, Twitter gibi sosyal medya hesabına fail tarafından şifresini kırmak suretiyle girilmesi ile hukuka aykırı olarak erişim sağlanması fiilleri de bilişim sistemine girme suçunu oluşturacaktır.

Manevi Unsur

Manevi unsuru denildiği zaman suçun kasten mi taksirle mi işlendiği hususundan bahsedilir. Kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir. Taksir ise, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla, bir davranışın suçun kanuni tanımında belirtilen neticesi öngörülmeyerek gerçekleştirilmesidir.

Bilişim sistemine girme suçu kasten işlenebilen suçlardandır, taksirle işlenmesi mümkün değildir. Failde özel bir saik aranmaz, genel kast suçun oluşması için yeterlidir.

Teşebbüs

Kişi, işlemeyi kastettiği bir suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle tamamlayamaz ise teşebbüsten dolayı sorumlu tutulur. Bilişim sistemine girme suçunda, bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girmek veya orada kalmaya devam etmek suçu teşebbüse elverişlidir.

İştirak: İştirak, bir suç işleme kararının icrası kapsamında birden fazla kişi tarafından fikir ve eylem birliği içinde birlikte suç işlenmesini ifade eder. Bilişim sistemine girme suçunda iştirak mümkündür.

Bilişim Sistemine Girme Suçunun Cezası

TCK madde 243/1’de “Bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına, hukuka aykırı olarak giren veya orada kalmaya devam eden kimseye bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası verilir.” denmektedir. Buna göre bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına, hukuka aykırı olarak giren veya orada kalmaya devam eden kimse için:

  • bilişim sistemine girme suçunun cezası 1 yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır.
Hafifletici Nedenler

TCK madde 243/2’de “Yukarıdaki fıkrada tanımlanan fiillerin bedeli karşılığı yararlanılabilen sistemler hakkında işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilir.” denmektedir. Dolayısıyla hafifletici nedenlerin uygulanabilmesi için bir bilişim sistemi olması ve bu sistemin bedel karşılığında yararlanılan bir sistem olması ve sisteme hukuka aykırı olarak girilmiş olması gerekmektedir. Bu halde:

  • bedeli karşılığı yararlanılabilen sistemler aracılığıyla bilişim sistemine girme suçu işlenirse, faile birinci fıkra gereğince verilmiş olan cezada yarı oranına kadar indirim indirilir.
Ağırlaştırıcı Nedenler

TCK madde 243/3’te “Bu fiil nedeniyle sistemin içerdiği veriler yok olur veya değişirse, altı aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.” denmektedir. Failin bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına hukuka aykırı olarak girmesi ve orada kalmaya devam etmesi nedeniyle;

  • sistemin içerdiği veriler yok olur veya değişirse 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

Bilişim Sistemine Girme Suçunda Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı

Adli para cezası, gerçekleştirilen suça karşılık hapis cezasıyla birlikte ya da tek başına uygulanabilen bir yaptırım çeşididir. TCK madde 243/1’de hapis cezasının yanı sıra adli para cezasına da hükmedilmesi öngörülmüştür.

Erteleme kararında, mahkemece yargılanan kişinin suçlu olduğu tespit edilmiş ve kişi hakkında hapis cezası hükmedilmiştir. Ancak, mahkeme tarafından kişiye verilen hapis cezasının, cezaevinde infaz edilmesinden şartlı olarak vazgeçilmesi halinde erteleme kararı verilmiş olacaktır. Bilişim sistemine girme suçunda hapis cezası hakkında erteleme hükümleri uygulanabilir.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, sanık hakkında hükmolunan cezanın belli bir denetim süresi içerisinde sonuç doğurmaması, denetim süresi içerisinde belli koşullar yerine getirildiğinde ceza kararının hiçbir sonuç doğurmayacak şekilde ortadan kaldırılması ve davanın düşürülmesine sebep olan CMK 231. maddede düzenlenen yaptırımdır. Bilişim sistemine girme suçunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir.

Bilişim Sistemine Girme Suçunda Şikayet Süresi, Zamanaşımı, Uzlaşma ve Görevli Mahkeme

Şikayet, takibi şikayete bağlı suçlar, bir suç hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılabilmesinin suçun mağdurunun veya suçtan zarar gören kişilerin şikayetçi olmasına bağlı olduğu suçlardır. Bilişim sistemine girme suçun takibi şikayete bağlı değildir, resen soruşturulur.

Zamanaşımı hususu, Türk Ceza Kanunu m.66’da düzenlenmiştir.  TCK Madde 66/e’ ye göre, beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda kamu davası 8 yıl, geçmesiyle düşer. Bilişim sistemine girme suçunda zamanaşımı 8 yıldır.

Uzlaşma,  suçtan mağdur olan kişinin suç şüphelisi ile anlaşması sonucunda ceza yargılamasının sona ermesidir. Bilişim sistemine girme suçu, uzlaşma kapsamında değildir.

Görevli Mahkeme, bilişim sistemine girme suçları bakımından Asliye Ceza Mahkemesi’dir.

Sistemi Engelleme, Bozma, Verileri Yok Etme veya Değiştirme Suçu

Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçu, TCK madde 244’te “(1) Bir bilişim sisteminin işleyişini engelleyen veya bozan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Bir bilişim sistemindeki verileri bozan, yok eden, değiştiren veya erişilmez kılan, sisteme veri yerleştiren, var olan verileri başka bir yere gönderen kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(3) Bu fiillerin bir banka veya kredi kurumuna ya da bir kamu kurum veya kuruluşuna ait bilişim sistemi üzerinde işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.

(4) Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan fiillerin işlenmesi suretiyle kişinin kendisinin veya başkasının yararına haksız bir çıkar sağlamasının başka bir suç oluşturmaması halinde, iki yıldan altı yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.” şeklinde düzenlenmektedir.

Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçu ile verilerin ve bilişim sisteminin zarara uğratılması suçları düzenlenmektedir.

Sistemi Engelleme, Bozma, Verileri Yok Etme veya Değiştirme Suçunun Unsurları

Suçun Hukuki Konusu

Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçu ile haberleşmenin özgürlüğü, mülkiyet hakkı korunmaktadır.

Fail

Ceza hukuku anlamında, hukuka aykırı eylemi işleyen kişi suçun failidir. Herkes bu suçun faili olabilir, bu bakımdan fail ile ilgili özel bir nitelik aranmamıştır. Özgü suçlardan değildir.

Mağdur

Mağdur, suçu oluşturan eylemden doğrudan etkilenen kişi veya kişilerdir. Bir başka deyişle mağdur, ceza normu tarafından korunan ve suç tarafından ihlal edilen yani suçun hukuki konusunu oluşturan hukuki çıkarların sahibidir. Herkes bu suçun mağduru olabilir.

Eylem

Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçunda, verilerin zarar görmesi sonucunu oluşturan tüm eylemle suç olarak sayıldığından; sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçu serbest hareketli suçlardandır.

Bilişim sisteminin engellenmesi, sistem aracılığıyla veri işleme faaliyetinin gerçekleşmesinin önlenmesi, çeşitli yollarla bilişim sistemini daimi veya geçici olarak durdurmak, bilişim sisteminin işleyişini geçici olarak kesintiye uğratmak, sistemin her türlü işlem görmesini engellemek demektir.

Bilişim sistemini bozma, sistemin veri işleme faaliyeti yapamayacak hale getirilmesi, yapılacak bir saldırı ile sistemi tamamen yok etmek veya yararlanamaz hale getirmek, kalıcı şekilde sistemden yararlanılmasını engellemek şeklinde gerçekleşebilir.

Verileri yok etme, verilerin sistemden tamamen silinmesi veya veriyi içeren sistemin yeniden biçimlendirilmesi suretiyle gerçekleşir.

Verilerin değiştirilmesi, bir verinin yerine başka bir veri konulmasını, verinin içeriğinde, kapsadığı konularda değişiklik yapılmasını, nitelik değiştirmesini ifade etmektedir.

Manevi Unsur

Manevi unsuru denildiği zaman suçun kasten mi taksirle mi işlendiği hususundan bahsedilir. Kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir. Taksir ise, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla, bir davranışın suçun kanuni tanımında belirtilen neticesi öngörülmeyerek gerçekleştirilmesidir. Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçu kasten işlenebilen suçlardandır, taksirle işlenmesi mümkün değildir.

Teşebbüs

Kişi, işlemeyi kastettiği bir suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle tamamlayamaz ise teşebbüsten dolayı sorumlu tutulur. Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçunda, bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girmek veya orada kalmaya devam etmek suçu teşebbüse elverişlidir.

İştirak

İştirak, bir suç işleme kararının icrası kapsamında birden fazla kişi tarafından fikir ve eylem birliği içinde birlikte suç işlenmesini ifade eder. Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçunda iştirak mümkündür.

Sistemi Engelleme, Bozma, Verileri Yok Etme veya Değiştirme Suçunun Cezası

TCK madde 244/1 ve 244/2’de “Bir bilişim sisteminin işleyişini engelleyen veya bozan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bir bilişim sistemindeki verileri bozan, yok eden, değiştiren veya erişilmez kılan, sisteme veri yerleştiren, var olan verileri başka bir yere gönderen kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” denmektedir. Buna göre:

  • Bilişim sisteminin işleyişini engelleyen veya bozan kişi 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası,
  • Bilişim sistemindeki verileri bozan, yok eden, değiştiren veya erişilmez kılan, sisteme veri yerleştiren, var olan verileri başka bir yere gönderen kişi 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası

ile cezalandırılır.

Ağırlaştırıcı Nedenler

TCK madde 244/3 ve 244/4’te “Bu fiillerin bir banka veya kredi kurumuna ya da bir kamu kurum veya kuruluşuna ait bilişim sistemi üzerinde işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır. Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan fiillerin işlenmesi suretiyle kişinin kendisinin veya başkasının yararına haksız bir çıkar sağlamasının başka bir suç oluşturmaması halinde, iki yıldan altı yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.” denmektedir. Buna göre:

  • Banka veya kredi kurumuna ya da bir kamu kurum veya kuruluşuna ait bilişim sistemi üzerinde işlenmesi halinde ceza yarı oranın arttırılır,
  • Failin kendisinin veya bir başkasının yararına haksız bir çıkar sağlaması halinde 2 yıldan 6 yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasına hükmolunur.

Sistemi Engelleme, Bozma, Verileri Yok Etme veya Değiştirme Suçunda Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme Ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı

Adli para cezası, gerçekleştirilen suça karşılık hapis cezasıyla birlikte ya da tek başına uygulanabilen bir yaptırım çeşididir. Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçunda adli para cezasına çevrilemez.

Erteleme kararında, mahkemece yargılanan kişinin suçlu olduğu tespit edilmiş ve kişi hakkında hapis cezası hükmedilmiştir. Ancak, mahkeme tarafından kişiye verilen hapis cezasının, cezaevinde infaz edilmesinden şartlı olarak vazgeçilmesi halinde erteleme kararı verilmiş olacaktır. Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçunda hapis cezası hakkında erteleme hükümleri uygulanabilir.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, sanık hakkında hükmolunan cezanın belli bir denetim süresi içerisinde sonuç doğurmaması, denetim süresi içerisinde belli koşullar yerine getirildiğinde ceza kararının hiçbir sonuç doğurmayacak şekilde ortadan kaldırılması ve davanın düşürülmesine sebep olan CMK 231. maddede düzenlenen yaptırımdır. Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir.

Sistemi Engelleme, Bozma, Verileri Yok Etme veya Değiştirme Suçunda Şikayet Süresi, Zamanaşımı, Uzlaşma ve Görevli Mahkeme

Şikayet, takibi şikayete bağlı suçlar, bir suç hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılabilmesinin suçun mağdurunun veya suçtan zarar gören kişilerin şikayetçi olmasına bağlı olduğu suçlardır. Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçun takibi şikayete bağlı değildir, resen soruşturulur.

Zamanaşımı hususu, Türk Ceza Kanunu m.66’da düzenlenmiştir.  TCK Madde 66/e’ ye göre, beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda kamu davası 8 yıl, geçmesiyle düşer. Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçunda zamanaşımı 8 yıldır.

Uzlaşma,  suçtan mağdur olan kişinin suç şüphelisi ile anlaşması sonucunda ceza yargılamasının sona ermesidir. Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçu, uzlaşma kapsamında değildir.

Görevli Mahkeme, sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçları bakımından Asliye Ceza Mahkemesi’dir.

Banka veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması

Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu, TCK madde 245’te “(1) Başkasına ait bir banka veya kredi kartını, her ne suretle olursa olsun ele geçiren veya elinde bulunduran kimse, kart sahibinin veya kartın kendisine verilmesi gereken kişinin rızası olmaksızın bunu kullanarak veya kullandırtarak kendisine veya başkasına yarar sağlarsa, üç yıldan altı yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.

(2) Başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üreten, satan, devreden, satın alan veya kabul eden kişi üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.

(3) Sahte oluşturulan veya üzerinde sahtecilik yapılan bir banka veya kredi kartını kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlayan kişi, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, dört yıldan sekiz yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.

(4) Birinci fıkrada yer alan suçun; a) Haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin, b) Üstsoy veya altsoyunun veya bu derecede kayın hısımlarından birinin veya evlat edinen veya evlâtlığın, c) Aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden birinin, Zararına olarak işlenmesi hâlinde, ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz.

(5) (Ek: 6/12/2006 – 5560/11 md.) Birinci fıkra kapsamına giren fiillerle ilgili olarak bu Kanunun malvarlığına karşı suçlara ilişkin etkin pişmanlık hükümleri uygulanır.” şeklinde düzenlenmektedir.

Banka kartları ve kredi kartlarının usulsüz olarak çoğaltılması ve kullanılması suç olarak sayılmıştır.

Banka ve Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması Suçunun Unsurları

Suçun Hukuki Konusu

Banka veya kredi kartlarının hukuka aykırı olarak kullanılması suretiyle bankaların veya kredi sahiplerinin zarara girmesini, bu yolla çıkar sağlanmasını önlemek amaçlanmıştır.

Fail

Ceza hukuku anlamında, hukuka aykırı eylemi işleyen kişi suçun failidir. Herkes bu suçun faili olabilir, bu bakımdan fail ile ilgili özel bir nitelik aranmamıştır. Özgü suçlardan değildir.

Mağdur

Mağdur, suçu oluşturan eylemden doğrudan etkilenen kişi veya kişilerdir. Bir başka deyişle mağdur, ceza normu tarafından korunan ve suç tarafından ihlal edilen yani suçun hukuki konusunu oluşturan hukuki çıkarların sahibidir. Herkes bu suçun mağduru olabilir.

Eylem

Banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunun oluşması için öncelikle ortada gerçek ve sahte olmayan bir kredi kartının bulunması gerekmektedir. Kredi kartının fiziken ele geçirilmiş olması gerekmemektedir.

Suçun oluşabilmesi için fail tarafından kartın kullanılmış veya kullandırılmış olması gerekmektedir. Fail başkasına ait banka veya kredi kartını ele geçirerek, rızası olmadan birden fazla kullanıldığında, zincirleme suç hükümleri uygulanacaktır.  Fail birden fazla kişinin birden fazla banka veya kredi kartını kullandığı takdirde kart sayısınca suç oluşacaktır. Fail, aynı kişiye ait birden fazla banka veya kredi kartını kullandığı takdirde yine kart sayısınca suç oluşacaktır.

Manevi Unsur

Manevi unsuru denildiği zaman suçun kasten mi taksirle mi işlendiği hususundan bahsedilir. Kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir. Taksir ise, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla, bir davranışın suçun kanuni tanımında belirtilen neticesi öngörülmeyerek gerçekleştirilmesidir. Banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu kasten işlenebilen suçlardandır, taksirle işlenmesi mümkün değildir. Doğrudan kastla işlenebileceği gibi olası kastla da işlenebilir.

Teşebbüs

Kişi, işlemeyi kastettiği bir suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle tamamlayamaz ise teşebbüsten dolayı sorumlu tutulur. Banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunda, bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girmek veya orada kalmaya devam etmek suçu teşebbüse elverişlidir.

İştirak

İştirak, bir suç işleme kararının icrası kapsamında birden fazla kişi tarafından fikir ve eylem birliği içinde birlikte suç işlenmesini ifade eder. Banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunda iştirak mümkündür.

Banka ve Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması Suçunun Cezası

TCK madde 245’te:

  • Başkasına ait bir banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunun cezası 3 yıldan 6 yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası,
  • Başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretmek, satmak, devretmek, satın almak veya kabul etmek suçunun cezası 3 yıldan 7 yıla kadar hapis cezası ve 10 bin güne kadar adli para cezası,
  • Sahte bir banka veya kredi kartını kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlama suçun cezası 4 yıldan 8 yıla kadar hapis cezası ve 5000 güne kadar adli para cezasına

hükmedilir.

Şahsi Cezasızlık Nedeni

TCK madde 245/4 uyarınca:

  • Haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin,
  • Üstsoy veya altsoyunun veya bu derecede kayın hısımlarından birinin veya evlat edinen veya evlatlığın,
  • Aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden birinin,

zararına işlenmesi halinde şahsi cezasızlık nedeni oluşacağından cezaya hükmolunamaz.

Banka ve Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması Suçunda Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme Ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı

Adli para cezası, gerçekleştirilen suça karşılık hapis cezasıyla birlikte ya da tek başına uygulanabilen bir yaptırım çeşididir. Banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu adli para cezasına çevrilemez.

Erteleme kararında, mahkemece yargılanan kişinin suçlu olduğu tespit edilmiş ve kişi hakkında hapis cezası hükmedilmiştir. Ancak, mahkeme tarafından kişiye verilen hapis cezasının, cezaevinde infaz edilmesinden şartlı olarak vazgeçilmesi halinde erteleme kararı verilmiş olacaktır. Banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunda hapis cezası hakkında erteleme hükümleri uygulanabilir.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, sanık hakkında hükmolunan cezanın belli bir denetim süresi içerisinde sonuç doğurmaması, denetim süresi içerisinde belli koşullar yerine getirildiğinde ceza kararının hiçbir sonuç doğurmayacak şekilde ortadan kaldırılması ve davanın düşürülmesine sebep olan CMK 231. maddede düzenlenen yaptırımdır. Banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir.

Banka ve Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması Suçunda Şikayet Süresi, Zamanaşımı, Uzlaşma ve Görevli Mahkeme

Şikayet, takibi şikayete bağlı suçlar, bir suç hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılabilmesinin suçun mağdurunun veya suçtan zarar gören kişilerin şikayetçi olmasına bağlı olduğu suçlardır. Banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması suçun takibi şikayete bağlı değildir, resen soruşturulur.

Zamanaşımı hususu, Türk Ceza Kanunu m.66’da düzenlenmiştir.  TCK Madde 66/e’ ye göre, beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda kamu davası 8 yıl, geçmesiyle düşer. Banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunda zamanaşımı 8 yıldır.

Uzlaşma,  suçtan mağdur olan kişinin suç şüphelisi ile anlaşması sonucunda ceza yargılamasının sona ermesidir. Banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu, uzlaşma kapsamında değildir.

Görevli Mahkeme, sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçları bakımından Asliye Ceza Mahkemesi’dir.

Sanık veya mağdur olmanız fark etmeden ceza avukatı ile süreci yönetmeniz sizlerin menfaatine olacaktır. Zira ceza davaları hürriyetinizi bağlayıcı cezalar ile karşılaşma ihtimalinizin olduğu önemli davalardır.

Başa dön tuşu