Created with Sketch.
Söğütözü Mah. Söğütözü Cad. No:2 Koç İkiz Kuleleri B Blok Kat:4 Daire:7 Çankaya/ANKARA
Created with Sketch.
MENÜ
Created with Sketch.

Kasten İnsan Öldürme Suçu Ve Cezası (Tck M.81 Vd.)

Kasten İnsan Öldürme Suçu Ve Cezası (Tck M.81 Vd.)

Kasten öldürme suçunun temel şekli TCK m.81’de tanımlanmış olup maddede aynen; “Bir insanı kasten öldüren kişi, müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.”  denmek suretiyle kişinin yaşama hakkına yönelik ölümle sonuçlanmış hareketler müebbet hapis cezası gerektirmiştir. Bu düzenleme ile Uluslararası Andlaşmalar, Siyasi ve Medeni Haklar Uluslararası Sözleşmesi, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, 1982 Türkiye Cumhuriyet Anayasası ile de koruma altına alınan yaşama hakkına verilen değer vurgulanmıştır.

1. Kasten Öldürme Suçunun Maddi Unsurları

Kasten öldürme suçunun faili herkes olabilmekle birlikte suçun işlenmesinin kolaylaşmasını sağladığı düşünülen akrabalık bağı olan kişilere karşı işlenmesi durumu suçun nitelikli halleri olarak TCK m.82'de sayılmıştır.

Suçun mağduru ise “yaşayan herkes” olabilir. Kanun koyucunun suçun mağdurunu yaşayan herkes olarak düzenlemesi, suçun cenine yahut ölü bir kişiye karşı işlenemeyecek olduğunu belirtme amacı taşımasından kaynaklanmaktadır. Sayılanlara karşı işlenen suçlar kasten öldürme suçuna değil Türk Ceza Kanunu’ndaki diğer suçlara vücut vermektedir. Kısacası suçun mağduru; fail dışında herkes olabilir, nitekim bir suçun faili ile mağduru aynı kişi olamaz. Bu durumda intihar konusu gündeme gelir ki intihar etme fiili Türk Ceza Kanunu’nda suç olarak düzenlenmemiştir. TCK m.84’te “İntihara Yönlendirme” olarak düzenlenen bir suç vardır ancak bu suç da intihara azmettirme, intihar kararını kuvvetlendirme ya da bir kişinin intiharına bir şekilde yardım etme şeklinde gerçekleştirilebilmektedir.

Suçun mağduru konusundaki bir diğer düzenleme ise Cumhurbaşkanına karşı kasten öldürme suçudur ki bu durumda m.81’deki kasten öldürmeye ilişkin hükümler değil m.310’da düzenlenen “Cumhurbaşkanına Suikast ve Fiili Saldırı” suçu için öngörülen hükümler uygulamaya esas alınacaktır.

Suçun aile fertlerinden birine, altsoy ya da üstsoya karşı, gebe olduğu bilinen kadına karşı yahut çocuk ya da beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı işlenmesi durumu ahlaki kötülüğün çokluğu ve öldürme fiilinin icrasındaki kolaylık esas alınarak suçun nitelikli halini oluşturmaktadır.

Mağdurun hayatını sonlandırmaya yönelik ve ölüm neticesinin gerçekleştiği her fiil bu suçun gerçekleşmesi için yeterlidir. Bu nedenle de kasten öldürme suçu serbest hareketli bir suç olarak karşımıza çıkmaktadır ancak TCK m.6’da yapılan tanımlamalarda “silah” olarak nitelenen aletlerle işlenmesi suçun nitelikli halini oluşturmaktadır. Kasten öldürme fiili bu şekilde icrai olarak işlenebileceği gibi ihmali davranışlarla da işlenebilir. İhmali hareketle işlenen kasten öldürme suçu TCK m.83’te düzenlenmiş olup failin sorumlu tutulabilmesi için kanundan (anne baba, doktor, hemşire), sözleşmeden (cankurtaranlar, güvenlik görevlileri) yahut öngelen tehlikeden kaynaklanan (trafikte kazaya sebep olmuş birinin yaralıyı hastaneye götürme sorumluluğu) bir sorumluluğunun varlığı; bir diğer deyimle failin yukarıda sayılan nedenlerden bir veya birkaçından dolayı garantörlüğü aranmaktadır.

Bir diğer husus ise failin gerçekleştirdiği fiil ile gerçekleşen ölüm neticesi arasındaki nedensellik (illiyet) bağının varlığıdır. Daha açık bir tabir ile, silahla yaralanan ve hastaneye götürüldüğü ambulansın yaptığı kazada ölen bir kişiye karşı hareketi gerçekleştiren kişi ölüm neticesinden sorumlu tutulamayacak ancak o ana kadar gerçekleşen ve konusu suç teşkil eden fiillerinden dolayı cezalandırılabilecektir, nitekim olayda nedensellik bağı kesilmiştir.

Kasten öldürme suçuna teşebbüs mümkün olup, suçun tamamlanması için gerçekleşmesi gereken ölüm neticesi failin elinde olmayan iradesi dışı sebeplerle tamamlanamamışsa; fiil kasten öldürmeye teşebbüs aşamasında kalmış olacaktır.

Kasten öldürmeye iştirakin her türlüsü mümkündür ve iştirak eden herkesin fiili aynı şekilde değerlendirmeye tabi tutulmaktadır.

Kasten öldürme suçunda gerçek içtima hükümleri uygulanmaktadır; yani failin tamamladığı her bir öldürme fiili ayrı ayrı yaptırıma tabi tutulacaktır. Ancak başka bir suç işlerken yani failin kastı başka bir suça vücut verirken ölüm neticesinin gerçekleşmesi durumunda gerçek içtima değil TCK m.23 kapsamında netice sebebi ile ağırlaşmış suç dolayısıyla sorumlu olacaktır.

Kişi, işlemeyi kastettiği bir suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle tamamlayamaz ise teşebbüsten dolayı sorumlu tutulur. Kasten adam öldürmeye teşebbüs cezası normal halinden daha düşüktür. Suça teşebbüs halinde fail, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine onüç yıldan yirmi yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine dokuz yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Diğer hallerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.

2. Kasten Öldürme Suçunun Manevi Unsurları

TCK m.81’de öldürme fiilinin “kasten” işlenmiş olması aramıştır. Suçun taksirle işlenmiş hali m.85’te taksirle öldürme ile hüküm altına alınmıştır. Dolayısıyla suçun manevi unsuru kast olarak karşımıza çıkmıştır. TCK m.21’de düzenlenen kast; “suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve isteyerek gerçekleştirilmesi” olarak tanımlanmıştır. Burada açıkça belirtildiği üzere kastın unsurları ise “bilme” ve “isteme” dir. Ölüm olayı gerçekleştiği durumlarda bazen failin kastının öldürme ya da yaralama oluşu net bir şekilde belirlenememekte; Ceza Hukukumuzda benimsenen kusur prensibi nedeniyle faile verilecek cezanın kusuru derecesinde olması gerekliliği de göz önünde bulundurulduğu vakit bu durumun bazı kıstaslara bağlı olması gerektiği ortaya çıkmaktadır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunca belirlenen bazı ölçütler bu konuda belirleyici ölçütler olarak kullanılmaktadır. Bu ölçütler ise; husumetin varlığı, kullanılan suç aletinin elverişliliği, aletin kullanılma şekli, darbe yeri ve sayısı, fiili gerçekleştirdikten sonra failin davranış şekli olarak görülmektedir.

Yanlışlıkla adam öldürmenin cezası kasten adam öldürme suçu kapsamında değildir. Türk ceza kanunu kapsamında kişinin sorumlu tutulabilmesi için kast veya taksir ile hareket etmesi gereklidir. Tahrik sonucu adam öldürmenin cezası yine suçun basit halinde indirim yapılarak uygulanır.

3. Kasten Öldürme Suçunun Cezası ve Görevli Mahkeme

Kasten öldürme suçunun temel halinin cezası müebbet hapis cezası olarak uygulanmaktadır. TCK m.53/1 hükmü uyarınca kişi kasten işlediği suçlar dolayısıyla hak mahrumiyetlerine tabi tutulmaktadır ki bunlar; kamu görevi ile atamaya veya seçime tabi bütün memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten, siyasi hakları kullanmaktan, velayet, vesayet veya kayyımlığa ilişkin bir haktan vs. yoksun bırakma gibi yaptırımlar olabilir.

Suçun temel halinin cezası 10 yıldan fazla olması sebebiyle görevli mahkeme Ağır Ceza Mahkemeleridir.

 

kadim hukuk imza